BEYİN KULLANMA KILAVUZU 4; KARAR VERME
Hz. Musa'nın gemisinde, her cinsten kaç hayvan vardı? Önce cevap verin, doğru cevabı yazının içinde bulacaksınız.

Bir sinemada yapılan deneyde; küçük mısır 3TL, büyük mısır 7TL'ye satılıyor, çok büyük bir çoğunluk küçük mısırlardan alıyor. Onlara neden küçük mısır aldıkları sorulduğunda ''7TL mısır için çok fazla.''diye cevap veriyorlar.
Deneyde satılan mısırlara birde orta büyüklükte mısır ekleniyor onun fiyatı da 6.5TL. Yani küçük mısır 3TL, orta mısır 6.5TL, büyük mısır 7TL. Büyük çoğunluk büyük mısır alıyor. Büyük mısırı neden seçtikleri sorulduğunda ''0.5TL'ye çok daha fazla mısır alabildik.''diyorlar.Buna
tuzak etkisi denir; kararı manuple etmek için başka örnekler devreye sokarız. Beynin karar alma şekli size de tuhaf gelmiyor mu?
Beyin karar almak için kıyas yapmaya ihtiyaç duyar. Bunu bilen reklamcılar beynimizi kolaylıkla manuple ederler.
Başka bir deneyde birebir aynı kotları katılımcılara kıyaslayın deniyor. Beyne kıyas yapması söylendiği için katılımcılar birebir benzerliği görmüyor kotlar arası kaliteden, parlaklıklarına kadar bir sürü farklılıktan bahsediyorlar. Hiçbiri kotların aynı olduğunu farkedemiyor. Kıyas yapması isteneceğine benzerlikleri yakalamasını beyne söyleseydik, kotların aynı olduğunu hemen anlardı.
Başlangıç başarıları ve şansı bizi hep böyle gideceğine inandırır. Başardıkça daha fazla risk alırız, korkusuzlaşırız. Bu bizi hata yapmaya açık hale getirir.
Seçenek sayısını arttırdıkça beyin tercihte zorlanır. Seçeneklerin az olması seçimi kolaylaştırır. Köyde evlilik kararı, seçenek azlığından, şehirdekine göre çok daha kolaydır.
Sahip olduğumuz şey bize daha değerli görünür. Evimizi satarken bu nedenle piyasadan fazla değer biçer ve biçtiğimiz bu rakamı makul buluruz.
Sempati duyduğumuz kişiden veya firmadan çok daha kolay etkileniriz.
Karar verme sürecine yapacağınız bir ek, kararınızı etkiler. Yani kırmızı, ''siyah, beyaz renklerinden birini tutun.'' dersem çoğunluk kırmızıyı tutar, eğer ''bahse girelim ne tuttuğunu bilirsem koyduğun parayı alırım bilemezsen koyduğun kadar kazanırsın.'' dersem, çoğunluk kırmızıdan vazgeçecektir.(İlk akla geleni tahmin ettiğimi düşündüğü için tercihini değiştirecektir.)
Kararlarımızın çoğunu gurup kararına uydurmaya çalışırız.
Ender olan şeyler kararlarımızı kendine doğru çeker, fiyat fayda dengesini bir anda yitiririz.
Çıpa kullanmadan yani bir baz ölçümüz olmadan karar veremeyiz. Bu nedenle neredeyse tüm mağazalarda 250TL fiyat etiketi olan ayakkabı bu fiyat silinerek 150TL'ye satılır. Çıpa; bizim için 250TL olmuştur, demek ki 150TL ucuzdur.:)
Diğer insanların kararlarımızı ne derece de etkilediğiyle
ilgili; Asch deneyi yapılmıştır. Bu
deneyde katılımcılara iki kart verilmiş, kartların birinde; biri kısa, biri orta
diğeri de uzun olan 3 çizgi vardır.
Diğer kartta ise tek çizgi bulunmaktadır. Katılımcılara bu karttaki çizginin
diğer karttaki çizgilerden hangisine benzediği sorulmuştur. Katılımcıların biri
dışında hepsi Asch’in asistanlarıydı. Katılımcılar aynı odadaydı ve
birbirlerinin cevaplarını duyuyorlardı. Kart çiftleri gösterilerek hepsinden
cevap istendi. Gerçek deneğe sıra en son geliyordu. İlk denemelerde
katılımcıların hepsi doğru cevaplar verdiler. Daha sonra gerçek denek
dışındakiler hep beraber yanlış cevap vermeye başladılar. Cevap sırası geldiğinde gerçek
deneklerin %32’si , yanlışta olsa grubun cevabına katılmıştır.
Beynimiz gerçeğin peşinde bir hakim değil, müşterisini haklı
olduğunu ispatlamaya çalışan avukat gibi çalışır. Tembellik yapmak
istediğimizde haklıyızdır; çünkü çok çalışıp bunu haketmişizdir. Az yememiz
gerekirken lüplettiğimiz kurabiyeler, ekstra spor yapılarak zaten verilebilir
veya dün canımız ikinci tabak yemeği
istediğinde yemediğimizden, şimdi kurabiyeleri yeme hakkımız vardır
J. Beyin karar verirken
ne işine geliyorsa ona göre delilleri toplar. Ne yazık ki işine gelen genelde
mantıklı, anlamlı şeyler olmaz. Sorunun şekli değiştiğinde vereceğimiz cevapta
değişir, aslında satışçılar ve
muzakereciler bundan fazlasıyla istifade ederler.
Mutlu musun? Sorusu; mutlu anılarımızı aklımıza getirmemize
neden olur, çünkü kendimize mutlu anılarımızı sorar ve onları hatırlarız.
Mutsuz musun? Sorusuysa mutsuz anılarımızın canlanmasına
neden olacağından vereceğimiz cevap hatırladıklarımızdan etkilenecektir. Doğru
soruyu soran istediği cevabı alır. Siyasette halka sorulan soruları benim
hazırlamama izin versinler ben de sonucu istedikleri gibi vereyim.
Spor yaptıktan sonra veya tehlikeli bir ortamda; karşı
cinsle ilgili karar verirken dikkat edin, nabzınızın yüksekliğini ve
fazladan salgılanan hormonları beynimiz
karşı cinse duyduğumuz ilgi nedeniyle olduğunu farzedecektir.J Tam tersi etkilemek
istiyorsanızda heyecan ve hareket işinize gelecektir...
Anlayacağınız; seçtiğimiz şeyleri, neden seçtiğimizin pekte farkında değiliz.:)
''Hz. Musa'nın gemisinde her cinsten kaç hayvan vardı?''
Sorumuzun cevabı; hiç, çünkü gemisi olan peygamber Hz. Nuh'du:)